View profile

İnternette Kazandığım İlk $1 ile Birlikte Öğrendiğim 3 Şey

Revue
 
 

Onur Ozcan

December 22 · Issue #12 · View online
Bu e-posta bülteninde internetten ek gelir elde etme yöntem ve fırsatlarıyla birlikte SEO, affiliate ve içerik pazarlaması, programatik medya satın almayla ilgili bireysel tecrübelerimi ve internette denk geldiğim ve okunmasının faydalı olacağını düşündüğüm yazıları paylaşıyorum. Aynı zamanda Twitter ve Instagram'da da @oozn kullanıcı adıyla takip edebilirsiniz.

Bu hafta içerisinde bir üniversite sertifika programında programatik medya satın alma üzerine eğitim vereceğim.
İnsanlar haliyle kimi dinlediklerini bilmek isterler. Bu yüzden kendimle alakalı bir slaytta 6 senelik ajans hayatımdan bahsettim.
Sonrasında anlık imposter sendromu nüksetti ve bu işlere nasıl bulaştığımı aktaran başka bir slayt daha ekledim.
Bu slayt için geçmişi irdelerken ilk açtığım sitemi buldum. O site üzerinden bu hikayeyi burada da paylaşmak istedim.
İlk websitem
Tarih damgasına bakarsanız 2007'yi görecekseniz. Buraya kadar gelişen süreci de dahil edersiniz 2006 gibi, yani 16 yaşımdayken başladığım çıkarımına varabiliriz.
Peki Sarıyer sahilinde bisiklet sürüp, toprakta misket yuvarlarken ya da tahta oltayla bir tutam ekmeğe kefal balığı yakalamaya çalışıp tuttuklarımı da yolda Çayırbaşılı roman komşularımıza kaptırmaktan bıkmadığım, her hattıyla doğanın; denizin ve ormanın içerisinde geçen çocukluğumda neden kendimi bir anda İngilizce bir site açarken buldum?

Cevabı malum aslında, para..

Baba harçlığına bağlı bir dünyada en basit örneğiyle Burger King kasiyerinin “50 kuruşa daha büyük patates ve içecek ister misiniz?” sorusuna cevap verirken iki kere düşünmek istememek; finansal özgürlük ve klasik ergenlik dönemi ilişkileri.
Velhasıl, ben internette pek boş vakit geçiren biri de değildim. O zamanlar EA Games'e ait pogo.com'da 2003'te oluşturduğum profilimde Amerika'da düzenlenen lokal domino turnuvalarına katılırdım. Ekranın bir kenarında Moonstar sözlük, diğer kenarında domino ekranı, Amerikanların yazışmalarını çevirerek anlamaya çalışırdım. O yüzden dil öğrenimim kolay oldu. Ve yukarıdaki siteyi de açabilecek kadar İngilizcem gelişti.
Arif'in Manchester'a attığı golü ararken işte, “get paid to read”, “get paid to surf the web” gibi programlar keşfettim. Bunlardan en popüler olanı DonkeyMails.com'du ve hala da aktif gözüküyorlar :)
Bu programlar size tarayıcıda belirli bir sayfa açıyor ve bu sayfada 30 saniye beklemenizi talep ediyor. İşlemleri gerçekleştirdiğiniz senaryoda da $0.01 veriyor. 1 dolar kazanmak için bayağı vakit geçirmeniz lazım. Üstelik tarayıcıda değilseniz, saniye işlemiyor :) 
Buradan ilk ödememi 1 dolar olarak Paypal hesabıma aldığımı hatırlıyorum. Ancak bu şekilde pek para kazanamayacağımın farkındaydım.
Bu yüzden bu platformların arkadaşını getir, onun kazandığından yüzde al şeklinde ilerleyen referral programına kaydolmuştum.

Affiliate marketing'i keşfediyorum..

Platformun bana verdiği linki ben lise arkadaşlarımla paylaşıp onları da sisteme dahil etmeye çalıştım. Birkaçı üye olsa da kimse istikrarlı bir şekilde saatlerini bilgisayar başında 30 saniye boyunca link gezerek harcamadı.
İnterneti olan yakın akrabalarıma da sistemden bahsedip linkimle kayıt olmalarını sağlamıştım. Ancak onlarda da bu motivasyon olmadı.
Dolayısıyla kısıtlı çevremin sonuna geldik.. 
Alternatif bir yol düşünürken bu programların tamamını listeleyen bir site yapmıştım Google'ın Blogger servisini kullanarak. O site de yukarıda ekran görüntüsünü verdiği site.
Kayıt olduğum tüm platformların affiliate linkini paylaştım ki olur da birileri hepsinden iyi paralar kazanırsa ben de nemalanayım. Paypal affiliate'i bile koymuşum sitenin tepesine :) 12 sene önce, belki Paypal'ın Türkiye'deki ilk 100 üyesinden biri bile olabilirim:)

İçerik ve SEO'yu keşfediyorum..

Eh, siteyi yaptık.
Linkleri yerleştirdik.
Herşey tamam ama milyonlarca site arasından bu insanlar beni nasıl bulacak değil mi? O zamanlar dijital reklamlar falan bu kadar erişilebilir şeyler de değil. Facebook vesaire zaten yok :)
Siteme nasıl trafik çekeceğimi araştırırken SEO'yu keşfediyorum.
SEO'yla beraber mecburen HTML ve dolaylı olarak da CSS öğreniyorum.
PHP öğreniyorum. WordPress'i keşfedip Codex'ine hakim olmaya çalışıyorum ve zincirleme olarak liste uzuyor…
Gerçekten henüz 18 yaşımda dahi değilken SEO'ya dair hemen hemen herşeye hakimdim. Ve öğrenimimin tamamını, İngilizce okuyup anlayabilmem sayesinde kendi başıma ve dış kaynaklardan edinmiştim.
Sonrası uzun hikaye, denk geldikçe anlatırım.

Varmak istediğim nokta şu..

Öncelikle henüz İngilizce bilmiyorsanız, öğrenin. Amerikalılarla domino turnuvalarına katılarak İngilizce öğrenimimi hızlandırmasaydım büyük oranda bu sektörde dahi olmayacaktım.
Birşeyleri öğrenmek ve yeni şeyler keşfetmek için bireysel olarak bir yola girmek, bu yolda açılan kapıları açmak, o kapıların açtığı kapıları da yoklamak gerekir.
Steve Jobs'ın Stanford konuşmasındaki “connecting the dots” kısmını hatırlayın. Adam kaligrafi dersinden nerelere varıyor :)
Steve Jobs - Connecting the dots
Bir işi birinci elden tecrübe etmek gerekir, diğer türlü:
Bir startup kurmadan, okuduklarınızda güzel fikir ve öğrenimler edinir, danışmanlıklar verirsiniz belki ama muhataplarınızla aynı frekansta iletişim kuramaz ya da işin mutfağına girmediğiniz için ortaya çoğu kere tuzu ayarsız bir yemek çıkarırsınız.
Bir yerde çalışırken şirketinizin sunduğu geniş kaynak ve kontaklarla beraber muhteşem işler üretebilir ve bunlar pek tabii olarak iyi paketleyebilirsiniz ancak bireysel kaynaklarla giriştiğiniz işlerde minimum maliyetle maksimum faydayı nasıl elde ederim diye düşünürken aklınıza gelecek özgün fikir ve işlerden muaf olursunuz.
Ya da en basitinden sıfırdan açtığınız bir site için SEO yapmadıysanız, iyi bir SEO olursunuz ama çok iyi bir SEO olamazsınız.
Bu yüzden girişin, başarılı olmayabilirsiniz ama öğrendiğiniz şeyler sizleri apayrı dünyalara götürür.
Bir yerden başlayın; boşuna kervan yolda düzülür dememişlerdir.
Onur
——–
Bu yazıya e-posta bültenim aracılığıyla erişmediyseniz, yüksek ihtimalle Twitter ya da LinkedIn'den erişmişsinizdir.
Eğer beğendiyseniz erişim sağladığınız medya kanalından tweet/like/comment vb. etkileşim yaratırsanız çok sevinirim:)
Ayrıca takip etmek isterseniz, aynı kısaltmayla diğer sosyal medya kanallarında da beni bulabilirsiniz.
Onur Ozcan (@oozn) | Twitter
Onur Ozcan (@oozn) • Instagram photos and videos
Did you enjoy this issue?
If you don't want these updates anymore, please unsubscribe here
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here
Powered by Revue
34453, Buyukdere Mahallesi. Sariyer / Istanbul