View profile

Domingo, Deloitte'in En Hızlı Büyüyen 50 Şirket Listesine Girdiğinde Ben Ne Yapıyordum?

Revue
 
 

Onur Ozcan

October 21 · Issue #8 · View online
Bu e-posta bülteninde internetten ek gelir elde etme yöntem ve fırsatlarıyla birlikte SEO, affiliate ve içerik pazarlaması, programatik medya satın almayla ilgili bireysel tecrübelerimi ve internette denk geldiğim ve okunmasının faydalı olacağını düşündüğüm yazıları paylaşıyorum. Aynı zamanda Twitter ve Instagram'da da @oozn kullanıcı adıyla takip edebilirsiniz.

Bu Domingo. 
En soldaki de benim.
Domingo ile bundan 5 sene önce ben üniversiteden yeni mezun olduğumda Berlin'de bir etkinlik esnasında tanıştık.
Kendisi henüz emekleme aşamasında olan girişimiyle Belçika pazarında indirim kuponu işi yapmaya çalışıyordu. Konuştuğumuz esnada yaklaşık olarak aynı noktadaydık. 
Öyle ki ikimizde aynı WordPress temasıyla bir minimum-viable-product çıkarmıştık ve ikimiz de bulunduğumuz ülkedeki en başarılı affiliate yayıncısı olduğumuz için aynı etkinliğe katılma şansı yakalamıştık.
Kendisinin de SEO bilgisi olduğundan kullandığımız temayla ilgili SEO eksikliklerini tartışmıştık hatta ben kullandığım bir eklentiyle URL yapısını nasıl o temada sadeleştirdiğimden bahsetmiştim. O seviyedeyiz yani.
Domingo'nun vizyonu Doğu'ya doğru açılmaktı. Yani Avrupa'da belirli bir noktaya gelip Malezya, Endonezya vb. ilerlemek istiyordu. Bense üniversiteden mezun olduğum için koca bir boşluk içerisinde bulmuştum kendimi.

Sorum şuydu:

Eğer yeni mezun olmuş biri olarak bu işe odaklanırsam ve atıyorum 3-4 sene sonra bu iş Türkiye'de ilerlemezse ve ben bir iş arayışı içine girecek olursam insan kaynakları uzmanları bu geçen seneleri koca bir boşluk; beni de kurumsal kültürden nasibini almamış toy bir birey olarak görür müydü? Buna aile ve çevre baskısı da eklenince koca bir buhran içinde bulur muydum kendimi? 
Nihayetinde ailem ve çevremden destek de göremiyordum. “Bak biz sana demiştik” söylemiyle yüzleşmek de istemiyordum.
Ben bunları düşünürken Domingo da yavaş yavaş Türkiye pazarına giriş hazırlıkları yapıyordu.
Benim Webrazzi'de haberlerim çıkmış, Avusturyalı bir Chrome eklentisiyle indirim sunan girişimle partner olmuşum, satışlar da yerinde aslında ve muhtemel rakiplerimin oldukça önündeyim ama hala kafamda sorular var ve ciddi bir güvensizlik içerisindeyim.
Webrazzi'de çıkan bir yazı. O dönemde "kupon kodu" aratıldığında arama sonuçlarında "iddaa kuponu" sonuçları çıkıyor. Pazar o derece bakir.

Tüm bunlar beni Isparta'ya itti.

Isparta'da ne işin vardı diyeceksiniz haliyle :)

Süleyman Demirel Üniversitesi'nde sözleşmeli İngilizce okutman olarak çalışmaya başlamıştım. Ailem benimle müthiş gurur duyar oldu. Artık “akademisyen” (memur) olma yolunda bir çocukları vardı; 22-23 yaşında biri olarak benim de onaylanma, kabul görme, çevresine kendisini ispatlama açlıklarım tamamen giderilmişti. Dolasıyla odağımdan şaşmış, yaptığım işlere vakit ayıramamış olmuştum.
Isparta'da bir köy evinde kahvaltıdayım. Öğretmenlik Anadolu'da saygın bir iş.
Üniversitede çalışmak benim için müthiş bir tecrübe olmuştu. Manevi olarak hala hayatımda yaşadığım en güzel deneyimlerden biri olarak tasvir ederim. 
Ancak diğer yandan Türkiye pazarına Hindistanlılar, Polonyalılar, Belçikalılar girmişti ve onların sınırsız yatırımlarıyla baş etmem artık mümkün değildi. 
Ben kendimden çok çevremdekileri mutlu ve memnun etmek istemiştim. Domingolarda Paullerde henüz genç yaşlarda gelişen birey olabilme düsturundan ötürü böyle bir hissiyat dahi yoktu. O yüzden çok çevreye takılmadan onlar herşeyi göze alıp ilerlediler ve başardılar da.

Domingo'ya ne oldu?
Takip ettiğim kadarıyla dünyanın çeşitli bölgelerinde güzel ofisleri var. Kaliteli vakit geçiriyor ve sürekli bir yerlerden ödüller alıyor. İşlerini gayet büyüttü bu süreçte.
Beni biliyorsunuz zaten :)) Bilmeyenler -> http://instagram.com/oozn
Bu hikayemi aslında bana öğrencilerden sorularla birlikte yazma gereği duydum. Naçizane tavsiyelerim:
  • Muhakkak tavsiye alın ancak doğru kişilerden aldığınıza emin olun, günün sonunda kararı yine kendiniz hür iradenizle verin
  • İnandığınız bir iş varsa sebat edin,
  • Çevreye, “eller ne der” olaylarına çok takılmayın, bizim kültürümüzün handikaplarından biri de bu malesef ve bunlarla odağınızın kaybolmasına izin vermeyin,
  • Çevrenize size esin kaynağı olacak müstakil insanlar toplayın.

Son olarak ben üniversitede çalışırken “listening” dersinde öğrencilerime sık sık dinlettiğim aşağıdaki Steve Jobs videolarını bookmark'a kaydedin, ara ara dinleyin:


Vakit ayırıp okuduğunuz için çok teşekkürler.
Ayrıca bu yazıya ulaştığınız sosyal medya linkinde etkileşim yaratırsanız (beğeni, yorum, retweet, tekrar paylaşım) çok sevinirim.
Onur
Bülten sponsoru - Network Solutions
Olur da domain kaydı yapmak isterseniz, yukarıdaki banner'a tıklayarak $2.95'e bir domain sahibi olabilirsiniz. (Normalde $10 civarında)
Did you enjoy this issue?
If you don't want these updates anymore, please unsubscribe here
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here
Powered by Revue
34453, Buyukdere Mahallesi. Sariyer / Istanbul